• deutsch
  • english

Gerçek Zamanlı Reklamcılık (RTB) Avrupa’da İvme Kazanıyor

Avrupa gerçek zamanlı reklamcılık pazarı her geçen gün şekilleniyor – her hafta yeni bir şirket, yeni bir çözüm veya şirket alımı haberi geliyor.
Bu şirketlerin birçoğu, ABD’den alınan öncü modellerin Avrupa pazarına uyacak şekilde ayarlanmasına dayanıyor. Yazılımcılar alıcı ve satıcı tarafları için yerel gereksinimlerini tatmin etmek için sürekli yeni çözümler üzerinde çalışıyorlar.

The real time advertising market is in motion

Almanya’daki yayıncılar ve reklamverenler, ABD ve İngiltere’deki meslektaşlarına göre daha güçlü bir konumda bulunuyorlar. Alman yayıncılar, premium envanterlerinin kontrolünü elde tutmaya konsantre olduklarından, yeni satış modellerini benimsemede isteksiz davranıyorlar. Bugüne dek henüz test modundan öteye geçmemiş olan yayıncılar, envanterlerini son derece temkinli bir şekilde erişime açtıklarından dolayı mevcut envanterın çoğu şefaf değil.

“Alıcı tarafında” ise daha yaygın olarak geleneksel planlama ve alış modelleri görüyoruz. “Kalite etiketi” olan AGOF’un en iyi 20 envanteri (pazarlamacılar tarafından oluşturulmuş ve reklamcılar ve ajanslar tarafından da benimsenmiş) henüz RTB sektöründe tümüyle kullanılamıyor. Bu birinci sınıf envanter şu anda sıklıkla şeffaf bir şekilde kullanıma açılmıyor.

Alıcı ve satıcı taraflarını birbirine biraz daha yaklaştırabilmek için spesifik çözümler gerekiyor ve bu çözümlerin birçoğu kısmen de olsa pazarda mevcut bulunuyor. Gelecekte daha fazla mevcudiyet, daha iyi bir envanter kalitesi ve sonuç olarak harcamalarda artış göreceğiz.

Çözüme ulaşmanın yollarından biri de, tümüyle anonimleştirilmiş bir envanterden kısmen anonimleştirilmiş bir envantere geçiş yapmaktır. Bu sayede satış tarafının sunduğu envanter tam bir “kara kutu” olmayacak, biraz da olsa şeffaflık sunacaktır (örn. pazarlayıcının adını veya ilgili alanın yayınlanması).
Farklı SSP’lerin “private exchange” adı verilen fonksiyonlarının ortaya çıkışı da yine, geleneksel açık arttırma (RTB) doğasının dışında imkanlar sunmaktadır. Bu sayede alıcıyla satıcı taraflar arasındaki mevcut anlaşmalar, gerçek zamanlı reklamcılık dünyasına aktarılabilir.

ABD’ye kıyasla, Almanya ve Avrupa’da verilerin kullanımı ve mevcudiyeti henüz emekleme aşamasında sayılır. Verilerin korunmasına ilişkin yasal durum henüz netleştirilmediğinden, Alman pazarının oyuncuları üçüncü taraf verilerin kullanım ve tedarikinde hâlâ çok temkinli davranıyor. ABD’de daha şimdiden son derece farklılaşmış ürün portföyleri sunan büyük uluslararası oyuncular ise, Avrupa pazarında henüz pek kendilerine gelemediler.

Diğer bir büyük zorluk ise, uzman bilgili ve deneyimli personelin zor bulunuyor olmasından kaynaklanıyor. Tüm bu otomasyona rağmen, medya alım ve planlamasında uzman bilgi her zaman gerekli olacak – hem de sadece özel formatlar veya özel prodüksiyonlar için değil. Yeni teknolojik olanaklarla iş akışında yaşanan iyileşme özellikle, daha fazla teknoloji kullanımıyla daha da artırılabilecek ve artması herkesin yararına olacak dağıtım etkinliğinde göze çarpıyor. Ancak teknoloji, işin karmaşıklık derecesini azaltmıyor. Geleceğin tipik medya planlamacısı, hem farkındalık hem performans odaklı müşterilerde maksimum etkinlik elde etmek için mevcut teknolojiyi kullanan, çok daha güçlü analitik yetileri olan bir iletişim uzmanı olacak.



Yorum Yapın





Gerekli alanlar (*) ile işaretlenmişlerdir