• deutsch
  • english

Banner Reklamlarınıza Güç Katacak 5 Yöntem?

Her yıl, display reklam ölüyor, tıklamalar her yıl üçte bir düşüyor konuşmalarını duyuyoruz. Bırakalım bunları, online display reklamcılık bitmeyecek.

Banner Reklamlarınıza Güç Katacak 5 Yöntem?

Banner Reklamlarınıza Güç Katacak 5 Yöntem?

Yine de bazı rakamlar düşündürücü:

• Yayınlanan banner reklamların %31’i görünmüyor. Basın dilinde söylersek kat altında kalmış, yani ekran çözünürlüğüne göre aşağı scroll etmeden görünmüyor. (ComScore, 2013)
• Nielsen’in yaptığı bir göz-takip çalışmasına göre, sayfayı ilk yüklediğinizde ekranınızda üstte görünen banner’ların da %92’si dikkatten kaçıyor.
• OnScroll’un bu yıl yaptığı çalışmada, sadece 2012’de ve İngiltere’de toplam yatırımın %22’si kadar display reklam bu sebeplerden dolayı çöpe gitmiş.
(Tercümesi: Yani görünürlük satın alınmış, ama banner altlarda bir yerlerde olduğundan veya sayfa yüklenirken kullanıcı kapatıp gittiğinden görüntülenme olmamış.)

Bunlardan çıkarım “eh, banner reklamcılık öldü o zaman değil”, “yeni teknoloji ve yöntemlerle bu aracı daha verimli kullanalım” olmalı. Çünkü banner reklamcılık –tecrübeyle sabit- doğru düzgün yönetilirse, bilinirlik sağlar, siteye kaliteli trafik getirir ve satışa döndürür (ya da site trafiğine, üyeliğe, başvuru formu doldurmaya, kullanıcı hangi aksiyonu alsın istiyorsak ona..).

İşte banner reklama yatırılan paraların boşa gitmemesi için 5 yöntem:

1. Aksiyon satın alın, bin kişiye gösterim değil
Eğer Nielsen, doğru ölçtüyse yani banner reklamların %92’si nazar-ı dikkatimizden kaçıyorsa, bu CpM bazlı alıma karşı gayet güçlü bir delil. Ama bu eski okul yaklaşım, şükür ki giderek azalıyor. Cost-per-Click bazlı aldığınızda, sadece tıklamalara para verdiğiniz için oluşan gösterimler de ücretsiz medya değeri olarak dönecek. Evet, CpC süper ve fakat reklamveren, özellikle de internetten iş sonucu almak isteyen reklamveren, fazlasını istiyor: Aksiyon başına ödeme, Cost-per-Action (CpA). Gerçekten de “paranın karşılığını almak” için en çekici yöntem.

2. Sürekli optimizasyon yaptırın
Zavallı küçük banner’ların tüm bu yükü üstlenmesini beklemek haksızlık olur. Banner üzerindeki gel gel mesajıyla, tıklanınca gidilen hedef sayfadaki mesajın tutarlı olması bir kere zorunlu. Bu işin temeli. Ama işi tam yapacaksak, birden fazla sayfa tasarımı ve birden fazla banner ile çoklu değişken testleri yapmak, sitenin satın alma tünelinin verimliliğini ölçmek, denemek, yanılmak, optimizasyon yapmak... Bunlar zor ve uzun zaman alacak işler gibi görünebilir (aslında hem basittir hem de zorunludur). Çünkü paranızın karılığını almanızı garantiler.

3. Doğru kullanıcıya doğru mesajı gösterin
Büyük bir kampanyanın içinde online banner reklamcılığının rolü ne? Kullanıcının satın alma yolculuğunun neresinde karşısına çıkıyoruz? Pazarnızın karşılıpını almak için bu soruların yanıtları önemli. Kullanıcı Yolculuğu Analizi ve bunun sonuçlarına göre doğru kanalda doğru mesajla kullanıcı karşısına çıkmak için teknoloji sizi bekliyor.

4. Elmayı Elma ile Karşılaştırın
Farklı kanallardan gelen aksiyonları ayırdetmek, birim maliyetlerini karşılaştırmak hem zor hem de çok önemlidir. Bazı kanallar diğerlerinden hem getirdiği kullanıcı hem de aksiyon başına birim maliyet açısından daha verimli olacaktır, bu da gelecek sene paranızı kanallar arasında nasıl dağıtacağınıza ışık tutar. Sektördeki karşılaştırmalardan çok, kendi dijital çalışmalarınızı kıyaslamanız, kesinlikle daha faydalı.

5. Banner’ları deney fareniz haline getirin
Banner reklamları, laboratuvar fareleriniz gibi görün. Hızlı üretilirler, farklı versiyonlarını farklı değişkenlerle test edebilirsiniz. Hangi mesajlar, renkler ve mizanpaj dikkat çekiyor. Hangi hedef kitle daha çok tepki veriyor... Bu deneyler, hem banner reklamı tam verimli çalıştırmaya, hem de toplam kampanyayı daha iyi çalıştırmaya yarar. Kampanya bütçenizin en azından %1-2’sini test yapmaya ayırın, daha önce denemediğiniz bir yöntemle test edin: Sosyal medya, mobil veya video.



Yorum Yapın





Gerekli alanlar (*) ile işaretlenmişlerdir